BOSNA SAVAŞI “AVRUPA’NIN KALBİ YARALI ÜLKESİ”

Görsel Posted on Updated on

-” Bir sabah okula gitmek için  sokağa çıktığımda kafasına tül çoraptan maske takmış bir adam; bariyerlerle kapatılmış sokakta silahını suratıma çevirdi. Ve…

–Savaş çıktı evinize geri dönün dedi…..  

 – “Ben onu sesinden tanımıştım oysa ki,  o benim  Sırp olan Kimya  öğretmenimdi”                                 …..  diye başlamıştı tur rehberimiz…

İstanbul’dan,  üç aile olarak Bosna gezisine  giderken  aslında hiçbirimiz  nasıl bir ülkeyle ve ne tür hislerle

AHMİÇİ KÖYÜNDE AYNI GECEDE 116 KİŞİ ŞEHİT OLDU . İÇLERİNDE ÇOÇUKLARIN VE YAŞLILARIN DA BULUNDUĞU BU ANITTA TÜM ÖLÜM TARİHLERİ AYNI..
AHMİÇİ KÖYÜNDE AYNI GECEDE 116 KİŞİ ŞEHİT OLDU . İÇLERİNDE ÇOÇUKLARIN VE YAŞLILARIN DA BULUNDUĞU BU ANITTA TÜM ÖLÜM TARİHLERİ AYNI..

karşılaşacağımızı tahmin etmiyorduk. Sıradan olduğunu düşündüğümüz  bir yaz tatili ve bir yurt dışı gezisiyle tatilimize başlamıştık. İstanbul’dan kalkan uçağımız  Saray Bosna Havalimanına indiğinde  şehrin büyüsü yavaş yavaş  içimizi sarmaya başlamıştı ….

Saray Bosna, Bosna Hersek’in başkenti ve ülkenin en büyük şehirlerinden birisidir. Şehri geziyorsanız eğer Bosna Savaş’ını bilmek isteyeceksiniz. Bu kanlı savaşı  anlayabilmek için Bosna Hersek’in  tarihini ve Avrupa için nedenli önemli olduğunu, içinde yaşayan etnik kökenlerin neler olduğunu öğrenmeniz gerekecek.Bende bu yüzden  az da olsa öncelikle bu detaylardan sizlere bahsedeceğim.. Bu detayların en önemlileri  I. Dünya Savaşı ve II. Dünya Savaşı;

I. Dünya savaşı sonrasında içinde farklı bir çok etnik kültür (Sırp, Hırvat, Boşnak, Arnavut, Sloven, Makedonyalı) ve din  (Ortodoksluk, Katoliklik ve İslam) barından  Yugoslavya devleti  ortaya çıkmış. Bu süreçten sonraki dönem olan  II. Dünya savaşı sırasında  ise  Dünya üzerinde ki  tüm ülkelerce  kötüye giden ekonomik süreçler oluşmuş. İşte bu savaş dönemi birçok ülke için yoksulluğa neden olduysa da   Yugoslavya Devleti başarılı manevralar yaparak en iyi sanayi kaynaklarına ve insan gücüne sahip Avrupa’nın en güçlü Balkan Devleti olarak   varlığını kanıtlamıştır.

Adını sıklıkla duyduğumuz, ülkenin başında ki büyük isim Tİ-TO (Josip Broz Tito); tüm dünyanın saygı duyduğu bir yönetim şekliyle etnik kökenleri milli birlik duygusu altında toplamış ve ülkesinin gücüne güç katmıştır.  Kaynakları sürekli güçlenen bu ülke,  Avrupa Devletleri  ve Amerika tarafından  rahatsızlıkla karşılanmış ve  bu güçlü Balkan Devletinin,  hızlı ilerleyişinin durdurulması için planlar yapılmıştır.

 1980 yılında ülkenin lideri olan Tİ-TO’nun ölümüyle birlikte ülkede etnik kimlikler üzerinden başlayan çok  büyük sorunlar ve ekonomik sıkıntılar ortaya çıkmış, İşte tamda bu kaos durumunu  bekleyen Avrupa Devletleri  ve Amerika, ülke halklarını  kışkırtmak, kaos yaratmak ve bölmek  için  ortam hazırlamıştır.

1980 lerin sonundan itibaren Tİ-To’nun ölümüyle başlayan bu kanlı iç savaş  2000’li yıllara kadar yaklaşık  20 yıl sürmüştür ve sonunda 7 ülkenin bağımsızlığını ilan etmesiyle son bulmuştur.(BOSNA HERSEK- HIRVATİSTAN – SLOVENYA – MAKEDONYA – SIRBİSTAN – KARADAĞ – KOSOVA)

Yugoslavya’nın dağılma sürecinin ardından askeri gücün büyük bölümünü ellerinde bulunduran Sırplar;  1 Mart 1992 tarihinde Bosna Hersek’i topraklarına katmak için savaş açarlar. Ellerinde kendilerini savunacak hiçbir silahı olmayan bu kahraman millet, önce  beklenenin aksine   mahalle mahalle savaşan sokak birlikleriyle kendilerini savunur, sonra da şehrin tamamını savunan askeri birliklere dönüşürler.

İçinde mucizeler barındıracak kadar hikayeler bulunan bu savaş, geçen 4 yılın sonunda  kazanılarak yakın tarihin en büyük soykırımı olarak tarihe geçmiştir. Bu kahraman mücadele sırasında, halkıyla beraber cephede, en önde savaşan Bosna-Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç  savaşın kazanılmasında çok büyük bir paya sahiptir. Halkının büyük hayranlık duyduğu bu askeri deha:

Savaşların mucizelerden öte, stratejiyle ve taktiklerle kazanılacağının  en büyük kanıtını halkına ve tüm dünyaya göstermiştir….

Bosna’da gezdiğiniz her sokak ta ki duyduğunuz her hikaye, kafanızda bir neden sorusu yaratacak? İşte bu tarihsel bilgiler, soruların şekillenmesine ve taşların yerli yerine oturmasına neden olacak.

Bosna Savaşı’nın neredeyse tüm izlerini şehri gezmeye başlayınca çok net  görüyorsunuz. Şehre adım atar atmaz savaşın bu soğuk, acımasız ve dehşet veren hali suratınızda koca bir tokat gibi patlıyor. Baktığınız her  dağ, her taş bembeyaz mezarlıklarla dolu. Kafanızı çevirdiğiniz de gördüğünüz her duvarın üzerinde sinirlerinizi bozacak kadar çok kurşun izi karşılıyor gelişinizi.  Daha otele giderken başlıyor içinizde ki yangın. Bu hiç tanımadığınız şehirde ki bu hiç tanımadığınız çocukların ölüşünü hissediyor ruhunuz ve gözyaşı döken  çaresiz her  annenin çığlığını duyuyor kalbiniz.        Şehirden acı acı ve acı fışkırıyor….

Aynı mezar taşı ve aynı ölüm tarihi. Herkes aynı olan, bu can yakıcı kaderi paylaşıyor….

– “Ben onu sesinden tanımıştım oysa ki,  o benim  Sırp olan Kimya  öğretmenimdi”  diye başlayan bu hikaye  aslında içinde gerçeğin ta kendisini ve savaşın asıl nedenini barındırıyordu.

Etnik kökenleri ve dinleri farklı olan;  bir arada dostça  ve özgürce yaşamayı öğrenmiş bu köklere, yabancı ve gizemli bir el gizlice dokunmuş ve ülkedeki her kapı komşuyu birbirine düşman etmişti.  Anaların aklında hiçbir kaygı yoktu ki sabah evladını hazırlayıp, normal bir gün gibi çocuğunu okula göndermişti.

Hayat tüm sıradanlığıyla devam ediyordu ve birileri bir tarafı çoktan silahlandırmıştı. İşte bu kadar basit, acımasız ve gerçekti bu acıların nedeni. Savaş, kendini hiç belli etmeden gelmişti….

1992-1995 yılları arasında Uluslararası Kızılhaç Örgütü verilerine göre Bosna-Hersek’te 312.000 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu kayıpların 200.000 kadarı Boşnak halkına ait olup Bosnalılar, Dünyanın gözü önünde ve Avrupa’nın göbeğinde sistematik bir soykırıma tabi tutulmuştur. Srebrenitsa Katliamında öldürülenlerin kesin sayısı bilinmemekle birlikte BM’nin Eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi savcısı, 7.000 ila 8.000 kişinin öldürüldüğünü belirtmiştir. Bosna Sırplarının hükümetinin hazırladığı bir raporda ölü sayısı 7.779, Boşnak hükümetinin raporunda ise 8.374’den fazla olarak gösterilmektedir. Şimdiye kadar Srebrenitsa etrafında 42 toplu mezar bulunmuş ve uzmanlara göre 22 bölgede daha toplu mezar olduğu tahmin edilmektedir. Mezarlardan çıkan ceset parçalarına heryıl DNA testleri yapılarak ölülerin kimlikleri tespit edilmeye çalışılmaktadır.                                 (kaynak ; wikipedia)

Ve her şey bittiğinde,

Hatırlayacağımız şey;

Düşmanlarımızın sözleri değil,

Dostlarımızın sessizliği olacaktır…..

 ALİYA İZZETBEGOVİÇ


BOSNA GEZİLECEK YERLER YAZISINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

        BİRLİKTE YOL ALALIM….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s