MOSTAR GEZİLECEK YERLER

Görsel Posted on Updated on

Saray Bosna Gezimizin bir gününü biz Mostar gezisi için ayırdık. Saray Bosna’dan Mostar’a doğru giderken yol üzerinde mutlaka uğramanız gereken önemli yerler var. Buralar size hem Bosna’nın eşsiz doğasını hemde Osmanlı Kültürü’nün tüm özelliklerini yakından görme fırsatı sağlayacak.

MOSTAR BOSNA

 POCITELJ

Avrupa’nın göbeğinde tek başına kalan son Osmanlı kasabasıdır Poçitel Köyü. Köyün dokusu tamamen taştan inşa edilmiş bir mimariye sahiptir. Osmanlının  Avrupa’ya gücünü ve ihtişamını kanıtlamayı düşünerek inşa ettiği,  eşsiz yerleşim yerlerinden birisidir bu köy. Dar arnavut kaldırımlı  sokakları, hamamı, medresesi, kervansarayı, evleri, camii ve namaz saatini gösteren saat kulesi ile tam bir Osmanlı kentidir. Köyün yanında bulunan Neretva Nehri’nin güzel manzarasıyla ve köyde yaşamanı sürdüren az sayıda ki Müslüman halkıyla görülmeye değer coğrafyalardan birisidir bu güzel köy.

Pocitelj

BLAGAY(SARI SALTUK TEKKESİ)

SARISALTUK ALPERENLER TEKKESİ

Bosna Hersek’in yaşayan en önemli dini mabetlerinden birisidir, Blagay Alperenler Tekkesi.Osmanlı imparatorluğu Bosnayı fethetmeden 100 yıl kadar  önce bölgeye yerleşen Sarı Saltuk adlı dervişin kurduğu ve soyunun Hz. Muhammed’e (s.a.v) dayandığı tahmin edilir. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de Sarı Saltuk hakkında bilgiler yer almaktadır.  Bu Tekkeye yerleşen dervişler  Boşnakların Müslümanlaşmasını sağlamış bu yüzden bu tekkenin Bosnalılar için önemli bir yeri ve önemi var.

Neretva Nehri’nin bir kolu olan, Buna Nehri’nin kaynağında ki dev bir kaya oluğa inşa edilmiş ilk yapıymış burası. Önünden akan suyun rengi gerçekten görülmeye değer. Burayı gezme planınızı mümkünse öğle  yada akşam yemeğinize denk getirmelisiniz. Nehir kenarında ki balık restoranlarında tadı dillere destan olan, meşhur Kırmızı Benekli Alabalık yemelisiniz. Hala haftanın belirli günlerinde toplu zikir törenleri yapılıyormuş ve dünyanın birçok yerinde yaşayan dervişler burayı ziyaret ediyormuş.

 

 

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

 

MOSTAR (STARİ MOST)

            BosnMOSTAR KÖPRÜSÜa Hersek’i oluşturan iki kısımdan biri olan Hersek’in en büyük şehri ve başkentidir Mostar.  Bosna Savaşının  hafızalarımıza yer etmiş, en acı görüntülerinden biri  olan; bombalanıp yıkılan  köprüsüyle meşhurdur.

1557 Yılında Mimar Sinan’ın öğrencilerinden birisi olan Mimar Hayreddin tarafından  inşa edilmiştir. 427 yıl bütün heybetiyle ayakta duran köprü 1992 yılında Hırvat Topçu ateşiyle saldırıya uğrayıp yıkılmıştır. Tüm Tv kanallarında yayınlanan bu görüntü nedense aklımızda, savaş için en kızgınlık duyduğumuz sahnelerden birisi olmuştur. Bir tarihi  ve kültürü yok etmeye çalışmanın en büyük göstergesi olarak yer etmiştir hafızalarda.

Savaş bittikten sonra Dünya Bankası’nın ve Türkiye’nin desteğiyle köprünün yeniden inşa çalışmaları başlamış. 23 Temmuz 2004 yılında tüm Dünya Tvlerin den canlı yayınla  köprü tekrar açılmış sonra da  2005 yılında Mostar Köprüsü ve çevresi UNESCO Dünya Miras Listesine alınmıştır.

Savaştan önce bir arada yaşayan bu üç halk savaştan sonra ayrı yakalara çekilmiş ne yazık ki. Gittiğinizde sizinde camilerden fark edeceğiniz  gibi Hırvatlar nehrin Batısına, Müslümanlarda Doğusuna yerleşmiş durumda. Sırplar ise genel olarak şehri terk etmiş. Hırvat kısmında ki dağın en tepe noktasına Müslüman halka nispet yaparcasına devasa büyüklükte bir haç konulmuş.

Bosna’da  bununla ilgili duyduğumuz bir hikayeye  göre Hırvatlar bu haçı dağın tepesine yerleştirdikten sonra, Hırvat bir komutan Aliya İzzetbegoviç’e   “Bak, biz haçı nasıl en yükseğe koyduk . Sizin hilalden daha yukarıda bir haçımız var demiş ve  Bunu kaldırmaya gücünüz yeter mi?” diye manalı bir soru sormuş.

Aliya İzzetbegoviç de, bu söz karşısında meseleyi gülümseyerek geçiştirmiş ve , “Hele  gün bir  geceye dönsün bekleyelim ” demiş… Akşam karanlığı olunca komutanı yanına çağırmış ve  “Sayın komutan, şimdi sen de bir semaya bakıver!  Şu hilali ve yıldızı görüyor musun? Senin onları yok etmeye gücün yetmez !!! Ne kadar yükseklere haç dikerseniz dikin onu geçemezsiniz ve asla onu oradan da indiremezsiniz. Onlar semada olduğu müddetçe biz de inşallah varlığımızı devam ettireceğiz!..” diye eklemiş…… 

İşte bu ve bunun gibi bir çok hikayeye sahip bu kalbi kırık ülke. Birkaç yerde savaşta yıkılmış resimlerini görünce anlıyorsunuz ki yeniden inşa edilmiş bir Mostar ve çevresi  karşılıyor sizi…

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

AYVAZ DEDE ŞENLİKLERİ

AYVAZ DEDE ŞENLİKLERİAyvaz Dede Şenlikleri; Bosna’da ki halkın Osmanlı tarafından fethedilip  müslümanlaşmasını   kutladıkları bir şenlik . Bu törenler Yugoslavya döneminde kesintiye uğrasa da yaklaşık 500 yıldır ülkede özenle kutlanıyor. Biz Mostar’a gitmek için yola çıktığımızda Mostar yakınlarında yollardan atlarla geçen ellerinde sancakları başlarında da kırmızı fesleri olan insanlar gördük. Meğer farkında olmadan bu şenlik zamanına denk gelmişiz. Çok büyük kutlamalarla anılan bu şenlikler son zamanlarda özellikle Türkiye’den ve Dünya’nın bir çok yerinden gelen katılımcı ve izleyicilerle daha da coşkulu ve bir gövde gösterisi şeklinde kutlanıyor. Bu şenliklere katılmak için ülkenin tüm müslüman kasabalarından yaklaşık 500 atlı  bayraktar  günlerce yol geliyormuş. Geçen atlılara herkes çok saygı duyuyor  hatta trafikte ki araçlar dakikalarca bu atlıların geçişini bekliyorlar. Atlılar geçerken ellerinde ki kurusıkı silahlarla  havaya sürekli ateş ediyor. Bununla ilgili yine ülkede bir çok rivayet var. En bilineni ise Osmanlı tarafından ülkeye gönderilen Akhisarlı Ayvazdede’nin Alperen bir Derviş olduğudur. Ülkede o dönem baş gösteren uzun kuraklık yıllarında halk Ayvaz dede’nin kapısını çalar ve kendisinden yardım ister. Ayvaz Dede 40 gün 40 gece dua ederek şehre gelecek olan suyu engelleyen büyük kayayı ortadan ikiye parçalamayı başarır. İşte bu olaydan çok etkilenen halk hızlıca Müslümanlaşır.  Tüm  şehirlerden ve kasabalardan gelen yaklaşık 500 atlı birlik Karaula kasabasından yola çıkarak , Donyi Vakuf kentinde ki suyun kaynağına yürür ve  binlerce Bosnalı, Türk ve Müslüman tarafından karşılanır ve toplu namazlar kılınarak dualar edilir. Bu yürüyüş yaklaşık 8 km sürüyormuş. Son dönemlerde özellikle Türk Devleti tarafından çok desteklenen bu törenler için Türkiye’den Mehteran takımları gönderiliyormuş. Biz tüm şenlikleri izleyemedik ama izleyenler gerçekten bu şenliklerin çok şaşalı geçtiğinden bahsetti. Festivalleri takip ediyorsanız ve Osmanlı ile ayrı bir bağınız varsa eğer bu kutlamaları mutlaka izlemelisiniz.

**

AYVAZ DEDE ŞENLİKLERİNDEN ATLILAR

Gezmekten çok keyif alacağınız bu şehir siz fark etmeden sizinle duygusal bir bağ kuruyor.  Birlikte gezdiğimiz tüm arkadaşlarımızın bir yanı Bosna’da kaldı diyebilirim. Tabi bunda tur rehberlerimizin ve Tur  firmamızın (Devim Tur ) çok büyük bir emeği var. Bosna Doğal güzellikleri, kış turizmi, piramitleri ve  eğlence mekanlarıyla sizleri  bekliyor.

Savaştan, yaşama yüzünü dönmüş bir ülke ve bir halk karşılayacak gittiğinizde sizi . Her şeyi geride bırakıp  inadına yaşamak neymiş öğretecek size ….

BOSNA SAVAŞI YAZISI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

                   BİRLİKTE YOL ALALIM**

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s