KAPADOKYA GEZİSİ

Görsel Posted on Updated on

ÜÇ GÜZELLER ÜRGÜP1 Mayıs tatilimizi hafta sonu tatiliyle birleştirerek gerçekleştirdiğimiz  Kapadokya gezimiz çok güzel geçti. Kapadokya için anlatılan ve okuyacağınız bir sürü gezi yazısından ve hafta sonu turundan farklı olarak biz tatilimizi Çadır Kampında yaptık. Bizim gibi alternatif  ve uygun fiyatlı tatil bakıyorsanız ve macerayı seviyorsanız bu yazıda anlatacaklarım sizin için de iyi birer seçenek olacaktır.

Bir kaç günlük araştırmadan sonra gördük ki Kapadokya, Türkiyede ki en güzel , en  donanımlı çadır /karavan ve kamp alanlarından birisine sahip. Ne yazık ki, biz Türklerin çokta  bilmediği ve çok ta tercih etmediği bu harika alanlar karavanla gelen bir çok turist misafire ev sahipliği yapıyor.

İstanbul’dan yaklaşık 7,5 saatlik bir araba yolculuğundan sonra KAYA KAMP sizleri tüm güzelliğiyle karşılıyor.

Kamp alanı 15 bin metrekarelik ağaçlardan oluşan Göreme Açıkhava Müzesinin yanında. Ortalama 100 karavanlık ve 200 çadırlık bir alana sahip.Kamp alanına 24 saat  boyunca sıcak su hizmeti veriliyor. Ortak kullanıma sahip olan duş, mutfak kullanımı ve ücrete dahil olan elektirik kullanımı sağlıyor.

Biz kamp yerine vardığımızda gerçekten hem manzarası hemde kampın sağladığı olanaklara hayran kaldık. Ayrıca kamp alanının içerisinde kullanabileceğiniz büyük sayılabilecek bir de  havuzu var. Çocuklu aileler içinde son derece güvenli olan kamp alanının dışarıyla bağlantısı tel örgülerle kapatılmış ve kapıda 24 saat bekleyen bir güvenlik görevlisiyle  giriş- çıkış sağlanıyor. Çadır da kişi başı konaklama ücreti 18 tl, çadır içinde gecelik 9 tl ödedik. Çoçuklardan ücret alınmıyor.

KAYA KAMP GPS Koordinatları
1) 38°38’12.9″N 34°51’15.2″E
2) 38.636925, 34.854228

Kamp da tatilin bence en önemli özelliği; sürekli tüketmeye alıştığımız bu düzeni reddediyor olması. 5 yıldızlı tatil köylerinde ki  sürekli ye, sürekli kirlet ve sürekli tüket tatillerinden farklı olarak  size paylaşmayı, ortak kullanım alanlarını temiz bırakmayı ve  hiç tanımadığınız insanlarla iletişim kurup dostluklar edinmeyi sağlayan bu eşsiz deneyimi bence hepimiz yaşamalıyız.

Biz  ailecek sürekli çadır tatili alternatifini kullanıyor olsak ta bu kadar  çok turistin ve bu kadar Türk çadırcının olduğu bir kamp alanına daha önce  hiç gitmemiştik. Oradayken gözlemlediğimiz  öğrendiğimiz  ve bizi hayrete düşüren şey; bize hiçbir turla ya da otel tatiliyle kazandırılamayacak bir deneyimdi. Ortak kullanılan mutfaklarda insanlar sırayla yemeklerini pişiriyor ortak mutfak malzemelerini kullanıyor ve her şeyi tertemiz pırıl pırıl yapıp kendinden sonra gelecek kişiye bulduğu şekilde bırakıyor. Hiç bir yerde bununla ilgili kurallar yada yazılı maddeler okumuyorsunuz bunu herkes komün yaşamın gerektirdiği şey olarak ve başkasına saygı duyduğu için yapıyor. Çok uzun zamandır özlediğimiz kadın erkek eşitliğini, farklı dillerde kurulan dostlukları, çadırını yeni kurana çay ikram etmeyi, en önemlisi  de özgürce koşturan çocukları bu kapm alanlarında bulabilirsiniz.

KAYA KAMPİNG KAPADOKYA kamp alanı görselleri için  aşağıda ki galeriyi inceleyebilirsiniz.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

KAPADOKYA GEZİLECEK YERLER ;

Kapadokya  gezi bölgesi turla gidilmeye çok ihtiyaç duyulan  bir bölge değil. Kendi arabanızla bu bölgeyi kolaylıkla dolaşabilirsiniz. Genel olarak görülecek yerler 5 ANA bölümde. Benim size önerim en az iki gün kalacak şekilde plan yapmanız.

  • AVANOS

  • GÖREME AÇIK HAVA MÜZESİ

  • IHLARA VADİSİ

  • ÜRGÜP

  • DERİNKUYU

Bunlardan en uzak olanı Ihlara Vadisi Bölgesi. Eğer birkaç gün kalacak şekilde plan yaptıysanız bu bölgeyi en son güne dönüş yoluna bırakmalısınız.

Sizde benim gibi bu bölgeyi, bir kaç yerde peri bacası göreceğim zannederek  dolaşmayın. Bölgenin tamamı peri bacalarından ve bu volkanik oluşumlardan meydana geliyor. Bu saydığım gezilecek en turistik bölgeler ise artık oluşumunu tamamlayan ve gerçekten doğa harikasına dönüşmüş alanlar.

Kapadokya bölgesinin tarihi çok eski zamanlara dayanıyor. Aslında bu bölge Nevşehir, Kayseri, Kırşehir, Niğde ve Aksarayı’da içine alan çok geniş topraklar. Doğanın ve insanın muhteşem uyumuna gözlerinizin şahitlik ettiğini göreceksiniz. Erciyes Dağı, Hasan Dağı ve Güllü Dağın püskürttüğü lav ve kül tabakaları milyonlarca yıl boyunca yağmur suları ve rüzgarlarla beraber aşınarak bu doğa harikası yerleri oluşturmuş. İşin bundan sonra ki ve beni en çok etkileyen kısmı da buraya insanların yerleşmeye başlamasıyla oluşmuş.  Bölgeyi ele geçiren ve Roma’nın bir eyaleti haline dönüşen bu bölge Hristiyanlığı yaymaya çalışan ve bu bölgeyi korunaklı bularak yerleşen keşişlere ve din adamlarına ev sahipliği yapmış.  Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı, keşişlere  güvenli bir alan oluşturmuş.

Kapadokya’nın yer üstündeki görünen kısmı kadar bir de yer altında bulunan kısmı varmış. Yer Altı Şehirleri ve tüm şehrin altına neredeyse tamamen yayılan tünellerin  bir çoğunun sırrı henüz tam olarak çözülebilmiş değil.

Hristiyanlık için çok büyük bir öneme sahip olan Aziz Sisinio, Martirio ve Alessandro, M.S. 350–360 tarihleri arasında  Kapadokya’da doğmuşlar. Bölge Hristiyanların yerleşiminden sonra din ve düşünce merkezi haline dönüşmüş, bu yüzden bölgeyi gezerken çokça kilise ve manastır benzeri yapıyla karşılaşacaksınız. 

Biz Kapadokya gezimiz için Kültür Bakanlığı’nın sattığı Müze Karttan satın aldık . Ücret olarak  40  Tl ödedik. Bu kart sayesinde 1 yıl boyunca tüm Türkiye’de ki 300 e yakın müzeye yılda 1 defa girme hakkınız oluyor.

Konaklama için çok çeşitli seçenekler var ama genel olarak Göreme ve Avanos benim en beğendiğim bölgeler.

Bölgeyi anlattığım sırayla gezerseniz vakit kaybetmemiş olursunuz.

1. GÜN ROTASI   : 

 Avanos-Göreme – Ürgüp alanı içinde kalan bölgeyi gezmelisiniz.

GÖRME-AVANOS-ÜRGÜP ROTASI İÇİN
GÖRME-AVANOS-ÜRGÜP ROTASI İÇİN

GÖREME 

Gezimizin ilk durağı kamp alanımıza yakın olan Göreme Açık Hava Müzesi.

Volkanik tüften oluşmuş bu büyük ve derin vadi, 6 Aralık 1985 tarihinden bu yana doğal ve kültürel varlık olarak Dünya Miras Listesi‘n de yer almaktadır.İlk gördüğünüzde doğanın mucizesi işte böyle bir şey dedirten bu eşsiz görüntü gerçekten hayret verici bir güzelliğe sahip. Bizans Kilise mimarisini ve Hristiyan devrini çok iyi sergileyen bir görüntüye sahip olan bu bölge yürüyerek gezilecek çok büyük bir alana sahip.

MS 4.yüzyılda bölgede Kayseri’den Aziz Basil’in talimatıyla küçük topluluklar oluşmaya başlamış ve bu kayalara evler oyulmuştur. MS 725-842 yılları arasındaki ikonoklast döneminde bölgedeki kutsal mekanların süslenmesi asgari ölçekte tutulmuş, genellikle sadece haç imgesi kullanılmıştır. Bu dönemden sonra kayalara yeni kiliseler oyulmuş ve kutsal mekanlar renkli fresklerle süslenmiştir.(kaynak Vikipedia)

Mutlaka ziyaret etmeniz gereken kiliseler ;

 1 )Tokalı Kilise   2) Elmalı Kilise  3 )Barbara Kilisesi   4 )Yılanlı Kilise 5 )Karanlık Kilise   6) Çarıklı Kilise

Karanlık Kilisede  müze Kart geçerli olmadığı için 10 TL  ekstra  ücret ödemeniz gerekiyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 UÇHİSAR

Kapadokya bölgesini zirvesinden çok net görebileceğiniz kalesiyle meşhur bu bölge; turistik olarak en çok ziyaret edilen kısımlardan bir tanesi. Uçhisar Kalesinin oldukça dik merdivenleri var ve yorucu bir parkura sahip. Kalenin en tepesine çıktığınızda gördüğünüz manzara tüm yorgunluğunuza değecek ve çektiğiniz fotoğraflar eşsiz güzellikte olacak.

Erciyes Dağı ve Hasan Dağı’nın olağanüstü güzellikte ki manzarasını da sunan bu kale gün batımında turistlerin uğrak yerlerinden biri. Özellikle Avanos, Göreme ve Ortahisar’ı bütün güzelliğiyle seyredebilmek mümkün.

Uçhisar Bölgesi özellikle kaya evleri, mağaradan oyulmuş içinde hayatın sürdüğü fantastik otelleriyle görülmeye değer bir özelliğe sahip.

ÇAVUŞİN

çavuşin kilisesiÇavuşin Göreme -Avanos yolu üzerinde, Göreme’ye 2 km uzaklıkta bulunan ve içinde Kapadokya’nın en eski kilisesi olan Çavuşin Kilisesinin de bulunduğu bölgedir.

Kilisenin iki ana girişi var. Bir taraf daha çok ibadet etmek için hazırlanmış  diğer taraf ise mezarlar  ve gözetleme bölümlerinin olduğu kısım.  Kilisenin duvarları Hıristiyanlık Tarihinde gelişmiş önemli olayların anlatıldığı sahneler ve önemli kişilerin resimleri ile süslenmiş. Hz. İsa’nın tutsak edilişi ,çarmıha gerilişi ve ölüm sahneleri resmedilmiş.Göreme’den Avanosa giderken önünden mutlaka geçeceğiniz bu kiliseyi mutlaka görmelisiniz. Özellikle bizim gibi Müze Kart aldıysanız ücretsiz olarak gezebilirsiniz.

PAŞABAĞ

PAŞABAĞ KAPADOKYAAvanos – Göreme yolu üzerinde Çavuşini geçtikten sonra Zelve tabelasını takip etmeniz gerekiyor. Zelveye ulaşmadan yol üstünde göreceğiniz bir doğa harikası da Paşabağ Vadisidir. 

Kapadokya deyince  hepimizin aklına gelen mantar şeklindeki Peri Bacalarını en iyi göreceğimiz yerlerden birisidir burası. . Bu bölgeyi ücretsiz gezebiliyorsunuz. Oldukça geniş bir alan olan bu bölgede yürüyüş yapmak oldukça keyifli.

ZELVE VADİSİ

ZELVE VADİSİAvanos’a 5 km mesafedeki bu bölge benim Kapadokya’da en etkilendiğim ve fotoğraf çekmekten en çok keyif aldığım bölgeydi. 3 vadiden oluşan bu alan Peri Bacalarının en çok görüldüğü ve yaşamdan izleri en iyi gözlemleyebileceğiniz kısımdı. Bu alanda sıkılmadan saatlerce vakit geçirip resim çekebilirsiniz.

Burada yaşayanlar kendileri için gerekli her şeyi düşünmüşler.

Evler,kiliseler,okullar,hatta hayvanlar bile unutulmadan kayaların tepesine oyulan güvercinlikler var.

Rahipler için ilk dini seminerlerin burada verilmeye başlandığı düşünülüyor.

1952 yılına kadar iskan edilmiş vadide manastır ve kiliselerden başka yerleşim yerleri iki vadiye açılan tünel, değirmen cami ve güvercinlik bulunmaktadır. Yıllık 10 milyona yakın yerli ve yabancının ziyaretine uğrayan Zelve’nin bir bölümü kayaların yıkılma tehlikesi nedeniyle ziyaretçilerin gezmelerine yasaklanmıştır. Ama bütün alanı görebilmek mümkündür.(Kaynak Avanos Rehberi)

 Tabiat harikası sayılacak kadar güzel olan bu bölgeyi gezmek size hem dinler  açısından, hemde geçmişle ilgili eşsiz bir deneyim katacaktır.

AVANOS

Ortasından geçen Kızılırmak’ın salınarak aktığı bu güzel ve sanatla dolu ilçe Kapadokya Bölgesinde ki en turistik merkezlerden  bir diğeridir. Bölge  Seramik Atölyelerinin en yoğun olarak bulunduğu, toprağın sanata dönüştüğü ve el emeğinin ne derece önemli olduğunun en iyi kanıtı olan yerdir. Yapılan çanak çömleklerin ilk nasıl yapıldığı bilinmemektedir. Hititlerden kaldığı ve babadan oğula geçerek devam ettiği sanılmaktadır. Çark adı verilen ayaklı tezgahlarda çamura bulanmış eller harikalar yaratır. Doğanın bize yettiğinin, fazlasına ihtiyacımızın olmadığının en büyük kanıtıdır bu yapılan ürünler. Boyalı süslü onca şeyin arasında  Kızılırmağın kızıl rengiyle ve çamurun kokusuyla size yalınlığı hatırlatır  bu çanak çömlekler. Sadeliğin de çoğu zaman ne kadar gösterişli olabildiğinin en büyük göstergesidir…

İpekyolu ticaret geçişi üzerinde bulunan Kapadokya’da günümüze kadar varlığını sürdürmüş bir kaç Kervansaray bulunmaktadır. Bunların en önemlisi Avanosun 4 km doğusunda yer alan SARIHAN KERVANSARAYI. 1249 yılında Selçuklu Mimarisine uygun olarak yapılmış bir han burası. Avanos ziyaretinizden sonra burayı da mutlaka görmelisiniz. Hanın yapı malzemesi olarak sarı, pembe ve devetüyü renginde, oldukça düzgün kesme taşlar kullanılmış.

ÜRGÜP

Nevşehir’le arasında 20 Km bulunan Kapadokya Bölgesinin yoğun turistik bölgelerinden birisidir.

Üçgüzeller peri bacaları , Temenni Tepesi ve Ürgüp Müzesi olarak gezeceğiniz rotayı merkezde bulunan şarap mahzenleri ve şarap evleriyle tamamlayabilirsiniz.

2. GÜN ROTASI :

DERİNKUYU -IHLARA VADİSİ ROTASI
DERİNKUYU -IHLARA VADİSİ ROTASI

DERİNKUYU YERALTI ŞEHRİ

Nevşehir- Niğde karayolu üzerinde ve Nevşehir’e 30 km. uzaklıkta bulunan Derinkuyu İlçesi’ndedir. Kapadokya’nın en değerli kültürel miraslarından bir olan Yeraltı Şehirleri, ölmeden önce görmeniz gerekenler listesinde  olmayı hakkedecek güzelliğe ve ilginçliğe sahip.

Yumuşak tüfün oyulmasıyla oluşturulmuş bu kanallar genellikle saldırılardan korunma amacıyla yapılmış. Henüz tam olarak belirlenemese de tüm şehrin altında bu kanallardan ve kaçış yollarından olduğu düşünülüyor. Derinkuyu’nun ilk yerlileri Asur Kolonilerine kadar uzanıyor. II. yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun zulmünden kaçan ilk Hıristiyanlar Antakya ve Kayseri üzerinden Kapadokya’ya gelerek buraya yerleşmişler. Bölgedeki yeraltı şehirlerini kuran ilk Hıristiyanlar, girişleri kolayca fark edilemeyecek şekilde yapılmış bu şehirlerde saklanarak Romalı askerlerin zulmünden kurtulabilmişler. Sadece kaçmaktan öte kaçıp içinde uzun süre kalınabilecek, her türlü yeme- içme ve dinsel ihtiyacı karşılayacak türden halkın sığınması için hazırlanmışlar.

Katlar arasında havalandırma delikleri,haberleşmeyi sağlayacak sistem ve en önemlisi düşmanlardan korunmak için silindir şeklinde sürgülü taşlı kapılar yapılmış. Geçtiğiniz bu sürgülü bölümlerin ortasında gelen düşmanlara atmak için ok delikleri ve yerlerde kızgın yağ dökmek için kanallar görebilirsiniz. Kapadokya Bölgesinde ortalama 36 adet yeraltı şehri olduğu biliniyor ve Derinkuyu Yeraltı Şehri bunların en büyüğü olarak gezilebiliyor.Normalde 8 kattan oluşuyor ama genel olarak 6 kat gezebiliyorsunuz. Kapalı alan korkunuz varsa girmemenizi öneririm.

Müze Kartınızla burayı ücretsiz gezebilirsiniz. Tekli giriş yapmak istersenizde 20 Tl ücret ödemeniz gerekiyor.

IHLARA VADİSİ

Ihlara Vadisi’ne gitmeden önce kafanızda çok ta bir şey hayal edemiyorsanız eğer, manzarayı gördüğünüzde sizde bizim gibi çok şaşıracaksınız demektir. Melendiz Çayının milyonlarca yıllık aşındırması sonucu uzunluğu 14 km, derinliğide 110 metreye ulaşan bu vadi oluşmuş.  Vadi boyunca kayalara oyulmuş kiliseler, mezarlar ve yerleşim yerleri bulunmakta. Burayı gerçekten gezmek için 3-4 saatinizi ayırmanız gerekiyor. Vadiye inmek için oldukça çok sayı diyebileceğim kadar basamaktan aşağı inmeniz gerekiyor gözünüzü korkutmasına izin vermeyin lütfen. Çünkü aşağıya indiğinizde gördüğünüz doğa güzelliği büyülenmenize yetecekte artacak bile.

Vadi de yer alan freskli kiliselerde; (Sümbüllü, Yılanlı, Kokar, Ağaçaltı, Pürenliseki, Eğritaş, Kırkdamaltı, Bahattin Samanlığı gibi) İsa’nın Doğumu, Meryem’e Müjde, Ziyaret, Mısır’a Kaçış, Son Akşam Yemeği gibi olan İncil’in  sahnelerini görmek mümkündür.

Kapadokya bölgesin de görülecek başka çok fazla yer var. Benim görüp size yazdıklarım genel olarak  bu bölgede bulunan en turistik ve etkileyici yerler. Vaktinizin ve nakdinizin durumuna bağlı olarak daha fazla yer ziyaret edebilirsiniz.

Yakında bulunan Tuz Gölü’nü de mutlaka ziyaret rotanıza eklemelisiniz.

 

 YEDİGÖLLER ÇADIR KAMPI  YAZISI İÇİN, LÜTFEN TIKLAYINIZ.

ÇADIRDA KAMP YAPMAK YAZISI İÇİN, LÜTFEN TIKLAYINIZ.

MALZEME LİSTESİ ÇADIR/KAMP YAZISI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

               BİRLİKTE  YOL  ALALIM….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s