PRAG GEZİLECEK YERLER REHBERİ

Görsel Posted on Updated on

PRAG KUĞULARI

Prag Şehri için gezi rotası  hazırlarken nedense internette bulduğum tüm bilgiler bölük pürçük haldeydi. Şehrin önemli yer isimlerinin Çekçe olmasından dolayı  olduğunu düşündüğüm bu karışıklık yüzünden en az yirmi otuz siteden derleyerek kendime ancak ortak bir liste hazırlayabildim;  hatta Prag şehrini gezerken tüm taşlar ancak yerli yerine oturdu. Bu yüzden şimdiye kadar ki Prag Notları  içinde  en düzenli ve özenle hazırlanmış Prag Şehri Gezi Rehberini sizlerle paylaşıyorum 🙂

Prag şehri diğer Avrupa ülkelerinde ki kadar çok fazla müze yada galeriye sahip olmadığı için hem zaman; hemde maddi olarak biz sırtçantalı gezginleri çok zorlamıyor ve şehri gezmek için metrodan metroya koşturmamız kesinlikle gerekmiyor. Şehrin keyfine tarihi bir birahanede  biranızı içerek  yada romantik bir köprü altı kafesinde sıcak şarabınızı yudumlayarak  en önemlisi kaç para harcadım allahım depresyonuna kapılmadan varabilirsiniz. Gelelim düzenli ve bilgi verici gezilecek yerler notlarımıza, gezilecek yerleri birbirine yakın olan sıralamayla yazıyorum ki her yeri sırasıyla geze bilesiniz.

Lütfen benim anlattığım rotayla turunuza devam edin. 

PRAG KALESİ(PRAZSKY HRADCANY):

PRAG KALESİ GENEL

 

Kale bölgesi olarak ta bilinen bu bölge aslında içinde birçok binayı ve kiliseyi barındıran kompleks bir yapı. Kale girişinde nöbet değişimi yapan askerlerin saat başında sergiledikleri seremoniyi izlemek oldukça keyifli. İçeri girmek için üç farklı bilet seçeneğinden birini seçmeniz gerekiyor.

 TUR  A  350 ÇEK KORUNASI (BÜYÜK TUR)
St. Vitus Cathedral, Old Royal Palace, exhibition “The Story of Prague Castle”, St. George’s Basilica, Golden Lane (ALTIN YOL / KAFKA EVİ) ,  Daliborka Kulesi, Powder Kulesi, Rosenberg Sarayı

TUR B  250 ÇEK KORUNASI(biz bu turu seçtik)
St. Vitus Cathedral, Old Royal Palace, St. George’s Basilica, Golden Lane(ALTIN YOL/ KAFKA EVİ) ile Daliborka Kulesi

 TUR C  350 ÇEK KORUNASI
Exhibition “The Treasure of ST. Vitus Cathedral”, Prague Castle Picture Gallery

Kale İçinde ki en dikkat çekici yapı  ST. VİTUS CATHEDRALİ

AZİZ VİTUS KATEDRALİ PRAG

Gotik Mimarinin en güzel örneklerinden biri olan bu kilisenin içinde bir çok Bohemya Kralı ve Roma İmparatorunun mezarı varmış. İçine girdiğinizde hissettiğiniz derinlik ve camlarda göreceğiniz renkli vitraylar gerçekten farklı bir atmosfer yaratıyor.

ALTIN YOL (GOLDEN LANE ):

PRAG GOLDEN STREET

Kale içinde ki en popüler kısım  Kafka’nın ablasına ait olan içinde bir dönem  Kafkanın’da yaşadığı söylenen  ayrıca Simya işiyle uğraşan saray ahalisinin yaşadığı küçük ve renkli evlerin olduğu bölüm. 

STRAHOV MANASTIRI (STRAHOV MONASTERY):

STRAHOV MANASTIRI KÜTÜPHANESİ

Kaleden dışarı çıkınca gitmeniz gereken ikinci önemli yapı Strahov Manastırı. Dışarıdaki tabelaları takip ederek bölgeye ulaşabilirsiniz.  1143 yılında kurulan bu manastıra gerçek bir tarihi miras diyebiliriz. Bu manastırı görülmeye değer kılan en büyük özelliği dünyadaki en güzel kırk kütüphane arasında sayılan kütüphanesidir. Manastırda yaklaşık 200.000 in üzerinde eser bulunmaktadır. Bu eserlerin 3000 den fazlası el yazması halinde, 1500 den fazlası da ilk basım olarak saklanan eserlerdir.

LORETA (LORETO) :

Loreta Meydanı ve manastırı için kale çevresinde yolları gösteren tabelaları takip etmeniz yeterli olacaktır. Burası Bohemyanın en ünlü Hristiyan haç merkezlerinden birisidir. Barok tarzda dekore edilen bu manastırın ön tarafına ilerleyen zamanlarda bir de çan kulesi eklenmiştir.Özellikle  Katolik inancına sahip olan insanlar için Selçuk’ta bulunan Meryam Ana Kilisesi gibi burası da hac alanlarından birisidir. 

Loreta meydanının batı kısmını boydan boya kaplayan yapı CERNİN SARAYIDIR(CERNINKSKY PALAC) Sarayın ön cephesinin uzunluğu 150 metredir ve Kraliyet sarayına görkemiyle rakip görünmektedir. 

PETRİN KULESİ (PETRINSKA ROZHLEDNA):

Prag’da gezerken Eiffel kulesine benzeteceğiniz bir yer göreceksiniz. Yemyeşil bir alanda  tepeye yayılmış dört ayrı parktan oluşan bu tepenin, en üst kısmında Petrin Gözlem Evi bulunmaktadır. Yürüyerek çıkabileceğiniz gibi raylı sistemle de ulaşılabilen bu kulenin üst kısmını, ücretli olarak gezebilirsiniz.

 KARL KÖPRÜSÜ(CHARLES BRIDGE-KARLUV MOST):

PRAG KÖPRÜSÜ MAVİ SAATLERPrag deyince akan suları durduran Gotik  köprü işte burası. Süsünden midir, sisinden midir yoksa kulesi kemeri midir bilinmez  bir köprü bir şehre ancak bu kadar yakışır. 520 metre uzunluğuyla Dünya’nın en ünlü köprülerinden biri olma özelliğine sahiptir. 14.yy sonlarında IV. Karl baş mimarına çok sağlam bir köprü yapmasını söyler. Baş mimar Peter Parler nereden bilsin ki yaptığı köprü bunca yıl dayanacak. 18. yy başlarına doğru Avrupa’da yayılan İtalyan Köprü Dekorasyon moda akımının buraya da sirayet etmesi üzerine köprüye binbir güzellikte barok stildeki heykeller dikilmeye  başlanır. Bu heykellerin 29 tanesi aziz ve azizelere ait, içlerinden sadece bir tanesi ise Hz. İsa’nın Çarmıha Geriliş Sahnesini anlatıyor. Köprünün Mala Strana tarafından girdiğinizde Osmanlı Yeniçerisi olan belinde kılıçlı alt kısımda demir parmaklıklar içinde insanların olduğu bir heykel göreceksiniz. 17 yy civarında Osmanlı’nın bu bölgeye yaptıkları akınlardan korkan halka bu heykelle  bir çeşit göz daği veriliyor aslında. Eğer Osmanlı gelirse hepiniz köle olacaksınız ayağınızı denk alın 🙂 diyerek propaganda yapılıyor.

Köprünün ortasına doğru ilerlediğinizde kalabalık bir grubun ne için beklediğini anlayamayacaksınız. Köprü üzerinde tamamen siyah taştan yapılmış heykeller dışında bronzdan yapılmış tek heykel olan AZİZ JAN NEPOMUCKY heykelini göreceksiniz. IV. Karlı kızdıran bu rahip kral tarafından köprünün tamda bu noktasından nehre atılıyor ve nehirdeyken başında beş tane hare belirdiği görülüyor. Halk rahibe haksızlık edildiğini düşünüp onun aziz olduğuna inanıyor. İşte bu hikayeye bir gönderme olan bu heykel şimdilerde dokunursan Prag’a geri gelirsin ritüeline dönüşmüş durumda. E tabi biz durur muyuz geri kalır mıyız ? Elbette hayır; elledik dokunduk geri gitmeyi dört gözle bekliyoruz.

AZİZ JAN NEPOMUCKY HEYKELİ CHARLES KÖPRÜSÜ Köprüde çekeceğiniz binlerce resme artı olarak size vereceğim diğer bir ip ucu da köprü kulelerinin halka açık olduğu ve tepeden de bu manzarayı resimlemeyi unutmamanız gerektiği olacak. Biz bir türlü denk getiremedik siz atlamayın bence. Köprü günün her saatinde oldukça kalabalık. Ressamlar, seyyar satıcılar ve yerel müzik grupları yürürken oldukça keyifli vakit geçirmenizi sağlıyor. 

ST.NICKHOLAS KİLİSESİ(KOSTEL SV.MIKULASE ):

KAYNAK:PRAQUE.NET
KAYNAK:PRAQUE.NET

ST. Nıckholas Kilisesi Kale Bölgesinin alt kısmında kalan Mala Strana(Malostraske ) bölgesinde bulunuyor. 75 metrelik kubbesiyle çevre bölgelerden rahatlıkla görebileceğiniz bu kilise Barok Mimari açısından en önemli kiliselerden bir tanesidir. Kilisenin girişi kişi başı 70 ÇZK;  10- 26  yaş arası 50 ÇZK

Prag da bu ada sahip aslında  iki adet kilise var. Diğer gezi yazılarında o kadar kopya yazılar var ki birinin dışını diğerininde iç detaylarını kontrol etmeden kopyalayıp yapıştırmışlar ne yazık ki. İkinci kilise daha çok Aziz Nıcklaus olarak bilinen astronomik saatin arkasında meydan da ki kilise. Meydandaki diğer kilise ücretsiz, istediğiniz gibi gezebilirsiniz.

Hangisini gezmem lazım derseniz de? İç detayları ve heykelleri muhteşem detaylara sahip yani ilk resimdeki  kale bölgesinde olan olmalı.

PRAG MEYDANI KİLİSESİ
MEYDANDAKİ AZİZ NICKLAUS KİLİSESİ

 ASTRONOMİ SAAT KULESİ (STAROMESTSKA RADNICE ORLOJEM):

Prag’da Kale Bölgesinin karşı tarafında kalan kısım STARE MESTO (ESKİ ŞEHİR) olarak adlandırılıyor. Günümüzde  şehrin meydanı olarak kabul edilen bu kısım en turistik bölgelerden bir diğeri. Cafelerin, restoranların ve hediyelik eşya dükkanlarının en çok olduğu, turistlerin meydanın bir başından diğer başına koşturarak fotoğraf çekindiği  hareketin hiç bitmediği bir alan burası. Meydanda önünde en çok kalabalık olan yapı işte bu meşhur saat kulesi. Bu saat zamanı göstermekle beraber  güneşin ve ayın döngüsüne göre durumlarını da  gösteriyor. Saatin asıl işlevi sisteminin  Ay ve Güneş tutulması durumuna göre çalışıyor olması. 

Saatin Figürleri:

En üstte saatin çanları çaldıkça açılan küçük pencerelerden Prag şehrini koruyup kolladığına inanılan 12 adet  Aziz Heykeli geçiyor.

Horoz: En üstte bulunan horoz saat başı öter ve hayatın sürdüğünü temsil ediyor. 

Horozun altında ki Melek Figürü: Kulenin en eski heykellerinden birisidir.Gotik heykel örneğidir. 1945 yılında orjinali zarar görünce yerine bir kopyası yapılır.

Elinde Ayna Tutan  Adam Figürü: Elinde bir yandan aynasını tutup kendine bakarken bir yandan da kafasını hayır der gibi sallayan bu adam Kibri sembolize eder. 

Elinde Para Kesesi olan Yahudi Adam Figürü: Elinde  para kesesi bulunan adam dönemin tefeci ve cimri olduğu düşünülen  Yahudilerine bir çeşit gönderme yapar. İhtirası ve Açgözlülüğü sembolize eder. 

İskelet Figürü : 15. yy da kuleye takılan bu heykelcik kulenin en eski heykellerinden birisini sembolize eder. Kum saati taşıyan ve  çanı çalan iskelet ölümün eninde sonunda geleceğini, ve kaderimizin aslında çoktan yazıldığını sembolize eder. 

Elinde bir çalgı aleti olan adam figürü: The Turk  diye adlandırılan bu heykelcik bir şekilde biz Türklere bir gönderme yapıyor. En korktukları şey olan Türk akınlarını ve onlara göre dinsizliği sembolize etmekteymiş.Hristiyanlık inancı dışında bir inanç taşıyan herkesi dinsiz olarak nitelendirdikleri için bir çeşit dinsiz olma sembolü aslında. Türkler Şehre gelirse mahvoluruzun heykele dönüşmesi  

Saatin hemen altında yer alan ve ayları gösteren takvim 1805 yılında Josef Manes tarafından tasarlanmıştır. Bu takvimin orijinal olanı  bugün Prag Müzesinde bulunmaktadır. Takvimin aylarının altında  bazı azizlerin isimleri doğdukları aylara göre yazılmış; bunu bilen halkta çocukları doğduğunda aylarına göre çocuklarına burada yazan azizlerin isimlerini veriyormuş. 1956 ve 58 yılları arasında Prag’da yaşayan Nazım Hikmet  çok beğendiği ve etkilendiği Prag’da bir çok şiir ve tiyatro oyunu  yazar. İşte bunların en önemlilerinden birisi de HANUŞ USTANIN SAATİ şiiridir. 

Hanuş Ustanın Saati

Kar, önce tepede dindi. Prag Şatosu’nun orada. Sonra, birdenbire, berrak, nazlı, serin bir mavilik kestaneliklere indi.

Yumuşacık parlıyor da. Şair, memleketten uzak, hasretlerle delik deşik, Eski Kent’te duruyordu, meydanlıkta, yapayalnız.

Gotik bir duvar üstünde, Hanuş Ustanın saati on ikiyi vuruyordu. Harmanilerde yaldız ve en Aziz Pier önde.

Saatin içinden çıktı, yorgun on iki havari ve kesesiyle de Yahuda ve inanç ve şer ve zulüm.

“Ve geldik ve gidiyoruz.”

Ve taştan bir yeniçeri melûl mahzun aşağıda.Ve çanları çalan ölüm, ve yukarıda öttü horoz. 

Şair, memleketten uzak, hasretlerle delik deşik, etrafına dalgın baktı.

Geldi indi salınarak , nazlı serin bir mavilik meydanlığa öğle vakti.

TYN ÖNÜNDEKİ MERYEM ANAMIZ KİLİSESİ(CHRAM MATKY BOZI PRED TYNEM):

PRAG ESKİ KENT MEYDANI GÜNDÜZ

Meydanda göreceğiniz Gotik tarzda ki  muhteşem iki kulesi olan yapıdır. Katolik kilisesi olarak kullanılan bu yapının ön kısmında daha kısa katlı bir bina var. Biz ilk gördüğümüzde bu güzelim kulelerin önüne insan neden bu binayı yapar diye söylenip durduk. Kilisenin etrafında boşuna dolaşıp giriş aramayın sakın. Meydana bakan kısımda han girişi gibi görünen bir kapıdan kilisenin asıl bölümüne geçiliyor. Kilisenin içinde ST. John Meryem Ana ve yaklaşık 550 yıllık olduğu tahmin edilen Çoçuklu Madonna Heykeli görülmeye değerdir. 80 metre yüksekliğe sahip kulelerinin olduğu bu kilise neredeyse tüm Prag’dan görünmektedir ve sisli havalarda muhteşem bir fotoğraf karesi oluşturmaktadır. 

POWDER TOWER ( PRASNA BRANA) :

POWDER TOWER PRAG

Farklı bir mimariye sahip olan Prag’da beni en çok hayrete düşüren yapılardan birisi işte bu kapı mı yoksa kule mi diye adlandıramadığım  Gotik tarzda ki binaydı. Böyle kaybolduğumuz bir anda önümüze aniden çıkınca oldukça çok şaşırıp mimari detaylarından etkilendim. 65 metre yüksekliğinde ki bu kule şehre giriş için kullanılan en eski kapılardan birisiymiş. Bohemya kral ve kraliçeleri taç giyme törenlerinde,  Kraliyet Sarayı ile Hradčany Kalesi arasındaki Kral yolunun başlangıç noktası olarak bu kapıyı kullanıyorlarmış. Kulenin üst katına belli bir ücret ödeyerek çıkabilirsiniz ve  şehrin panoramik manzarasını izleyebilirsiniz. Biz sadece önünden resim çekmeyi tercih ettik. Bir dönem kulede barut saklandığı için kulenin adı toz kule yada barut kulesi  gibi anılıyor.

BELEDİYE BİNASI (MUNICIPAL HOUSE – OBECNI DUM):

Prag’ın en ünlü Art Nouveau yapılarından birisi olan Belediye Sarayı günümüzde daha çok sanat merkezi olarak kullanılmaktadır. Altından yapılan süsler, heykeller ve binanın genel detayları biz turistler tarafından oldukça ilgi çekici bulunmaktadır. Ayrıca binanın içinde yer alan oditoryum Smetana  Salonu kentin başlıca konser ve balo salonu olarak kullanılmaktadır.

BETHLEHEM ŞAPELİ (BETLEMSKA KAPLE):

Burası yaklaşık 3000 kişiye hizmet veren 14. yy tarihli küçük bir şapeldir. Şapelin ya da binanın herhangi bir özelliği yok sayılır bu yüzden gidip gitmemek tamamen size kalmış durumda. Şapelin Çek tarihi açısından en önemli özelliği  dinsel çekişmelerin yaşandığı dönemde  Jan Hus adında bir rahip bu şapelde Katolik kilisesinin aşırılıklarına karşı çok sert bir konuşma yapar. Reform talepleri bu konuşma sonrasında halk tarafından o kadar benimsenir ki Hus afaroz edilerek yakılır. Husçu hareket olarak Çek tarihine geçen bu olay sonrasında reform yanlıları belediye sarayını basarak katolik kilisesine bağlı yöneticileri camdan aşağıya atarlar. Reformun protesto şekli olarak ta ilk olarak bu şapelde yapılan  ayinler Latince yerine Çekçe yapılmaya başlanmıştır. 

RUDOLFİNUM:

RUDOLFINUM PRAG

Neo klasik tarzda bir mimari anlayışıyla yapılmış bu bina Çek Filarmoni orkestrasına ev sahipliği yapan bir konser salonudur. Dünyaca  ünlü Besteci ve  Keman Virtüözü olan Praglı Antonin Dvorak  4 Ocak 1896 da verilen ilk konseri kendisi yönetmiştir. Tüm dünyada kendini kanıtlamış ve filarmoni orkestraları arasında büyük bir itibarı olan  ünlü  Çek Filarmoni orkestrasını Prag şehrine gelmişken dinleyebilirsiniz. Programı ve güncel bilet fiyatlarını incelemek için lütfen tıklayınız. 

YAHUDİ MAHALLESİ ( STARONOVA SYNAGOGA – OLD NEW SYNAGOGUE):

Eski kent meydanının kuzey kısmında Yahudi Mahallesi olarak bilinen farklı bir merkez bulunmaktadır. İçinde Eski ve yeni sinagogunda bulunduğu bu kompleks yapılar bölümünü gezmek için mahallenin girişinden toplu olarak yada tek tek  bilet almanız gerekiyor. İçinde bulunan Yahudi Mezarlığı Avrupa’nın en eski Yahudi mezarlığıdır. Çok küçük bir alanda bulunan mezarlıkta gerektiği kadar yer olmadığı için her bir parsel aynı aile tarafından üst üste  nesiller boyunca kullanılmaktadır.

ULUSAL TİYATRO( NATIONAL THEATRE – NARODNI DIVADLO):

Nehir kıyısında Most Legii Köprüsünün eski kent meydanı tarafında bulunan Neo Klasik tarzda yapılan gösterişli binayı çatısından ve binanın kubbesinden tanıyacaksınız. 19. yy da bağımsız bir tiyatro kurulması isteği üzerine açılmıştır. Bir çok Çek Sanatçısı müzenin yapımında katkı sağlamıştır. 

CAFE SLAVİA (NAZIM’IN CAFESİ- KAVARNA SLAVIA) :

CAFE SLAVİA NAZIM KORİDORU

Ulusal Tiyatronun tam karşısında mutlaka uğramanız gereken bir mekan burası. Prag’da entellektüel kesimin genel olarak gittiği son derece nezih, gösterişli ve uygun fiyatlı bir yerdir. Vltava nehrine bakarak Nazım Hikmet’i, şiirlerini ve aşklarını düşünmek sürgünde yaşadığı yalnızlığı hissetmek bir başka anlam yükler Prag gezinize. İçeri girdiğinizde bir basamak yukarıda bulunan ikinci kata çıktığınızda sağdaki ikinci koridor da Nazımın resmini görmeniz mümkündür. Pahallı bir yer gibi durduğuna bakmayın sakın son derece uygun fiyata yemek yiyerek bir şeyler içip Charles Köprüsü manzarasının tadına varabilirsiniz. Özellikle Gulaş yemeği tavsiye edilir. Uğramadan dönmeyin derim ben….

VACLAV MEYDANI (WENCESLAS SQUARE)  VE ULUSAL MÜZE (NATIONAL MUZEUM-NARODNI MUZEUM):

Wenceslas SQUARE
WENCESLAS SQUARE KAYNAK: EXPEDIA

1348 yılında  Prag’ın YENİ ŞEHİR (NOVE MESTO) kısmı Eski Şehir kısmının kalabalıklaşmaya başlamasıyla kurulmuştur. Çek Cumhuriyeti ve Prag için Modern şehrin ve kültürün başlangıcı sayılan VACLAV MEYDANI (VACLAVSKE NAMESTİ) yeni şehrin başlangıcı sayılır. Meydanın büyüklüğü ve etkileyici görüntüsü Paris’te ki Zafer Takından Şanzelizeye devam eden yolu anımsatır. Şehrin en önemli olaylarında halkın toplanma ve kendilerini ifade etmek için gösteriler düzenlenen kısmı burasıdır. Meydanda dinlenmek için uğrayacağınız popüler yer Cafe Evropadır. Terasından etrafı izleyerek şehre tepeden bakabilirsiniz.

Meydanın En üst noktasında Prag’ı koruyup kolladığına inanılan Aziz Vaclav Anıtı bulunmaktadır. At üstünde duran heykelin altında Çekoslavakya’yı koruduğuna inanılan diğer azizlerin gerçek boyutlu heykelleri bulunmaktadır. Josef Mysbelk’in eseri olan bu anıt şehre gelen turistler için en önemli sembollerden bir diğeridir.

KAFKA MÜZESİ İŞEYENLER HEYKELİMeydanın hemen başında bulunan bina Prag Ulusal Müzesidir ( Narodnı Muzeum). Neo Rönesans dış cephesi ve eşsiz görünen iç mekan detaylarıyla göz alacak kadar güzel bir binadır. Meydandan aşağı doğru indiğinizde varacağınız nokta JUNGMANNOVA olacak. Burası kentin başlıca alışveriş merkezlerinden bir tanesi. Buranın yaklaşık iki yan sokağında David Cerny’nin en yeni  heykeli olan Kafka Kafası, Quadrio AVM’nin bahçesinde bulunmaktadır. 39 ton ağırlığında birbirinden bağımsız hareket eden 42 katmandan oluşan bu heykel, katmanların hareketlerine bağlı olarak Kafka’yı her türlü ruh hali içinde görmemize olanak sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca Davıd Cerny’nin Charles Köprüsünün hemen alt kısmında göreceğiniz Kafka Müzesinde de İşeyenler Çeşmesi adında bir heykeli daha var. Karşılıklı duran iki erkek heykel Çek Cumhuriyetinin haritası olan bir havuza vücutları dönerek çiş yapıyorlar 🙂  Kafka Kafası Videosunu izlemek için lütfen tıklayınız.

DANS EDEN EVLER (DANCING HOUSE – TANCICI DUM ) :

Jıraskuv Most Köprüsünün eski şehir tarafında ki bitişinde; modern mimarinin Prag’da ki en önemli örneklerinden birisi olan Dans Eden Bina bulunmaktadır. 1990 yılında Amerikalı mimar FRANK GEHRY tarafından tasarlanmıştır. Halk arasında Fred ve Ginger binası olarak ta bilinen bu binanın dans eden bir çifti andırdığı düşünülür.

KAMPA ADASI VE JOHN LENNON DUVARI:

john lennon duvarı

Bunca yer gezdim hala hem vaktim, hem de halim var derseniz eğer o zaman size önerimiz Kampa Adası  olacak . Burada John Lennon’un şimdi duvar yazıları ve grafitileriyle süslenmiş bir resmini göreceksiniz. Bu resim komünist Rejimin son dönemlerinde oldukça popüler olmuş ve gençlerin uğrak buluşma yerine dönüşmüş .

DAR SOKAK:

DÜNYANIN EN DAR SOKAĞI PRAG

 

Dünyanın en dar sokağı unvanını elinde tutan bir de trafik lambalı caddemiz var. Kaybolduğunuz anların birinde mutlaka karşınıza çıkacaktır. Özellikle Charles Köprüsünden Kafka Müzesine inerken yol üstünde bir yerlerde mutlaka göreceksiniz. Karşıdan karşıya ancak  kırmızı ve yeşil yanarak size yol bildirimi yapan bir ışık önderliğinde geçebiliyorsunuz. Yan yana yürümek gibi bir şansınız yok baştan anlaşalım…

BİRLİKTE YOL ALALIM***

PRAG REHBERİ YAZIMIZ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s