Güncel Yazılar

Bir Deli Ya Da Bir Dahi; Kim İmparatorluğu

kuzey-kore-hayat

Kuzey Kore’de Neler Oluyor?

Bu bir distopya. 25 milyon esir alınmış insanın, dış dünya ile çok kısıtlı şartlarda hayatta kalma savaşının trajik öyküsü. Dünya’nın bambaşka bir yerine yolculuğa çıkıyoruz hazır mısın okuyucu?

21. yüzyılda bir gezegen. İnternet yok, yurt dışı telefon görüşmesi yok, ülkeden çıkış yok. Radyo ve tv’de, frekans değiştirilmemesi için düğmeler yok. Okulu bitirince yapacağın mesleğine karar verme şansın yok, evlenmeden ailenden ayrılmana izin yok, hatta boşanabilmek bile yok ve en önemlisi din yok.

Bu öykü 51 kategoriye ve üç sınıfa ayrılmış, baskı ve şiddetle yönetilen mutlu insanların (!) öyküsü.

Sadıklar

Tereddüt edenler

ve Hainler …..

Yokluklar ile dolu bu hikaye ne bir bir film senaryosu, ne de bir kitap özeti. 21. yy’da biraz uzağımızda ki yanımızda yaşayan, Kuzey Kore Halkı’nın yoklarından bir haber yaşadıkları hayatın öyküsü.

1910 yılında başlayan iç savaşlar ve Japonya’nın Kore’yi işgali ile devam eden savaş ve kaos yılları çok uzun sürer. II. Dünya Savaşı’nın , Japonya’nın teslim olmasıyla sona ermesinin ardından; Kore Devleti, 1945’te kuzeyde Sovyetler Birliği tarafından kurulan bir kuzey bölgesi ve güneyde  ABD tarafından kurulan bir güney bölgesi olmak üzere ikiye ayrılır. Jeolojik, politik ve siyasi olarak bir çok avantajı olan maden zengini ülkede; Kore halkı için sonun başlangıcı olan günler ve zor yıllar başlar.

İbn-i Haldün’ün coğrafya kaderdir sözüne en büyük karşı tezdir aynı coğrafyanın bambaşka hayatlar yaşayan bu insanları. Yan yana topraklarda Kuzeyi baskı ve şiddet altında yaşarken; Güney’de Amerika aşığı insanlar bulunmaktadır.

Babadan oğula geçen ve sonra aile içinde devam eden başkanlık sistemi her sene seçimle belirlenir. Tek sorun oy verilecek tek bir parti oluşudur. 1946 yılından itibaren, Kim Hanedanlığı tarafından yönetilen ülkede taht kavgaları nedeniyle, aile üyesi bir çok insanın öldürüldüğü söylenmektedir. Bunca olumsuzluğa rağmen ülkenin yavaş yavaş Batı’ya açılma isteği nedeniyle turizm gelişmektedir.

Kısıtlı şartlarda seyahat edilebilen Kuzey Kore ile ilgili tüm detayları Kuzey Kore’ye seyahat etmek isteyenler için araştırdım.

Kuzey Kore’ye Nasıl Seyahat Edilir? Kuzey Kore Vizesi Nasıl alınır?

Yalıtılmış bir ülke olmaktan kurtulmaya çalışan Kuzey Kore, kendi tanıtımını kendi yöntemleri ile yaparak artık turizmden kendi payını almak istiyor. Bu süreçte başkent Pyongyang ülkenin Batı’ya dönük reklam yüzü olarak yeniden modern bir altyapıyla inşa ediliyor. Kuzey Kore’ye tek başınıza seyahat etmeniz ne yazık ki henüz mümkün değil.

Ülkeye, her yıl belirli sayıda turist kabul ediliyor. Türkiye’den giden tur firmaları sizin için bütün işlemleri gerçekleştiriyor ve bir aksilik olmadığı taktirde, 15 ile 30 gün içerisinde vize onayları elinize ulaşıyor. En yakın konsolosluk Bulgaristan’da olduğu için vize işlemleri Bulgaristan üzerinden sürdürülüyor.

  • Kuzey Kore’ye ulaşım?

Kuzey Kore yolculuğu için iki farklı destinasyon kullanılıyor. ilki Çin’in başkenti Pekin’den ikincisi ise Moskova/ Vladivostok üzerinden gerçekleştiriliyor.

Ülkeyi ziyaret eden misafirler , ülkeye giriş yaptığı andan itibaren, genel olarak 2 rehber ve 1 şoför tarafından karşılanıyor. Tüm gezi sürecinde bu kişiler ile birlikte geziliyor. İnternet’te özellikle Kuzey Kore turları ile ilgili çok fazla bilgi kirliliği bulunuyor. Özellikle turistlerin hiç bir şekilde fotoğraf ve ya video çekemedikleri, sürekli askerlerle gezdirildikleri ve Kuzey Kore’nin güvenilmez bir ülke olduğu gibi gerçeklik payı olmayan bir sürü yazı bulunuyor.

Ülke turistler ve başkent Pyongyang’da yaşayan vatandaşlar için daha korunaklı. Başkent genel olarak maddi durumu çok daha iyi olan askerler,bilim insanları ve öğretmenler için ayrılmış durumda. Özellikle bilim insanlarına verilen önem, İşçi Partisi’nin çekiç ve oraktan oluşan amblemine eklenen fırçayla simgeleştirilmiş.Ülkede okuma-yazma oranı yüzde 100 ve ilköğretim boyunca her öğrenci bir sanat dalında eğitim alıyor.

Yoksulluk , karantina ve sefalet şehrin görünmeyen arka sokaklarında yaşanıyor. Truman Show filmini izleyenler kurgu bir Dünya düzeninin insan üzerindeki etkisini hatırlayacaktır. Yaşayanlar ülkede hiç bir yasak olmadığını belirtse de yaşananlar hakkında hiç bir şeffaflık bulunmuyor. Halk ülkeyi yönetenlere karşı inanılmaz bir saygı ve sevgi ile yetiştiriliyor ve hiç bir şekilde dışarıdan haber almalarına izin verilmiyor.

Ülkeden kaçanlar en çok korkunç bir karanlıktan bahsediyor çünkü ülkede büyük bir enerji sıkıntısı yaşanıyor. Geceleri sadece çok büyük ve turistik meydanlar ve nehir kıyısı gibi bazı alanlar ışıklandırılıyor. Nasa’dan yayınlanan fotoğraflarda uzaydan karanlıklar içinde belkide, karanlığından haberdar bile olmayan bir ülke gözüküyor.

Amerikan karşıtı bu ülkenin yıllarca uygulanan ambargolar ile açlıktan ölümlerin yaşandığı, sokaklarda çocukların öldüğü, sefalet ve insanlık onurunun ayaklar altına alındığı bir zindana döndüğü ülkeden kaçanlar tarafından youtube kanalı üzerindeki bir sürü videoda anlatılıyor. Ülkede 1994’ten 1998’e kadar genel ekonomik krizle birlikte kitlesel bir açlık dönemi yaşanmış. Birleşmiş Milletler raporlarında , 1993 yılından 2000’li yıllara gelene kadar, ülkede 500.000 ile 2 milyon arasında insanın beslenme yetersizliğinden dolayı ölmüş olabileceğini belirtiyor.

Kendi imkanlarıyla yaşamaya ve kendi ürettikleriyle hayatta kalmaya çalışan Kuzey Kore’nin seyahat için en uygun dönemleri; 27 Temmuz Zafer Bayramı, 15 Ağustos Bağımsızlık Günü, 25 Ağustos Songün Günü ve 10 Ekim Partinin kuruluş günüdür. Özellikle bu dönemlerdeki kutlamalarda oldukça büyük gösteriler düzenlenmekte ve Kuzey Kore halkının yaşam şeklini deneyimlemek daha kolay olmaktadır.

Kuzey Kore’nin eğitimi önemsemesi, kapalı ekonomisini canlandırmak için turizmi ön plana çıkarması, Güney Kore’yle adım adım başlayan yakınlaşma çabaları artık gelişime ve değişime verilen önemi ve yeni nesillerin geleceğe bu şekilde taşınacağını ortaya koyuyor.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin.

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti.

Duygu Balcı
Duygu Balcı
“Yolculuklar düşüncelere gebedir. Hareket eden bir uçak, gemi ya da tren kadar bizi kendimizle konuşmaya sevk eden pek az şey vardır. Önümüzdeki manzarayla aklımızda gelip giden düşünceler arasında garip bir bağlantı vardır.: geniş düşünceler geniş manzaralara yeni düşünceler yeni mekanlara ihtiyaç duyar.” Alain de Botton / Seyahat Sanatı Daha fazlası için tıklayın.

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin.

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti.