Daha Çok | OkusakGüncel Yazılar

Ferzan Özpetek Bir Nefes Gibi-5 Tarihi Mekan

Ferzan Özpetek filmleri ve kitaplarını takip edenlerin en iyi bildiği detaylar; o uzun sofralar, aşklar, dostluklar ve tabi ki mekanlar. Yazarın son kitabı Bir Nefes Gibi raflarda yerini aldı ve satış listelerine en üst sıralardan çoktan yerleşti.

Yolunuz bir Ferzan Özpetek kitabıyla ya da filmiyle kesiştiyse eğer açın bilinçlerinizi ve hayallerinizi. Roma’da ki gibi her daracık dönemeç, her küçük sokak inanamayacağınız bir meydana açılır . Ucu ucuna gelen hikayeler, ya birbirinin devamı, ya da bir birinin içindeki bir andır.

Sihirlidir, masalsıdır ve büyüleyicidir.

Biraz dikkat etmeye başlayınca, karakterlerinde biriktirdiği kendi anılarını görebilirsiniz. Okuduğu yazarlar, seçtiği mekanlar, özlediği yemekler ve tatlılar, ve belki de en çok hatırladığı anlar…

Bir Nefes Gibi

Kitabı okuyan okuyucular için yazarın kitabın detaylarına gizlediği ve bağı olduğu; İstanbul’un tarihi 5 mekanını sizler için derledik. İstanbul sakinleri, İstanbul gezginleri ve İstanbul turistleri ya da tarih severler için gezince “Bir Nefes Gibi” hissedeceğiniz bu hikaye dolu rotayı, kendinize soluklanmak için armağan edin.

1) “Bir Nefes Gibi” Kitabının büyüleyici bir tarihe sahip, ilk mekanı; meşhur Pera Palas Oteli

Kaynak : Pera Palace Hotel

Dünyanın en lüks trenleri arasında sayılan Orient Ekspres treniyle gelen Batılı turistlerin Doğunun mistik ruhunu merak ettikleri ve İstanbul’da en çok kalmayı tercih ettikleri otellerden birisiymiş Pera Palace Hotel. Dönemin zengin turistleri, siyasetçileri, yazarları, başkanları hatta film yıldızlarının bile konakladığı bu ihtişamlı 126 yıllık mekanda Kubbeli Salonda Saat 15.00 ile 18.00 arasında servis edilen İngiliz Çay saatine katılmalısınız.

Oteli kimler ziyaret etmemiş ki? Ernest Hemingway, Atatürk, Bulgar Kralı Ferdinand, Fransız Cumhurbaşkanı Paul Dechanel, Belçika Kralı 2. Leopold, romancı Agatha Christie, casus Mata Hari ve Arabistanlı Lawrence bu ünlülerden bazılarıymış. Tarihe adını yazdırmış bir çok ünlü isim otelin müşterileri arasındaymış.

2) Emek Sineması

Kitabın kahramanı , bir Federico Fellini filmini izlemek için Emek Sinemasına gider. İstanbul’un kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan Emek Sineması’nın kitapta karşımıza çıkıyor oluşu elbette ki tesadüfi değildir bir döneme bir özleme işarettir. Yeni ile eskinin savaşını eski kaybetti ve bir dönem tüm karşı çıkışlara rağmen kapandı. Emek Sineması içinde yaşanmışlıklar, acılar, sevinçler, aşklar ve alkışlarla dolu olan İstanbul’da ziyaret edilmesi gereken en özel mekanlardan biridir.

3) Beylerbeyi Sarayı

İstanbul’un nadide güzellikteki saraylarından biridir, Beylerbeyi Sarayı. Hem saraydır hem de saraylara yaraşır bir aşk hikayesine sahiptir. Kitapta İtalyan kahramanımız ve çevresindekiler bir anda patlıcanla yapılan Hünkar Beğendi yemeğinden bahsetmeye başlarlar. Tutku dolu, dillere destan bir aşkın ve Beylerbeyi Sarayı’nın yemeğidir Hünkar Beğendi .

Anlatılana göre bu dantel gibi işlenmiş sarayda yaşayan Sultan Abdülaziz 1861 yılında dönemin ünlü mimarı Sarkis Balyan’a yaptırmış bu sarayı. 1867 yılında Üçüncü Napoleon ve eşi İmparatoriçe Eugenie tarafından Paris’te bir sergiye davet edilen Sultan Abdülaziz gördüğü anda İmparatoriçe Eugenie aşık olmuş. Geçen iki yılın ardından 1869 yılında Süveyş Kanalı’nın açılışını bahane ederek İstanbul’a gelen İmparatoriçe, Sultan Abdülaziz tarafından bu dillere destan sarayda ağırlanmış. Dolmabahçe Sarayı’ndan saltanat kayığıyla aşkını görmeye gelen Sultan bu aşk dolu günlerin ardından hastalanıp yataklara düşecek kadar sevdalanmış.

Boğazın sularında bir anıya dönüşen bu aşkın hikayesinden Hünkar Beğendi yemeği doğmuş. Sultanın İmparatoriçeyi ağırlamak için aşçılarına özel olarak hazırlattığı bu aşk dolu yemek günümüze kadar gelmiş,

Dillere destan bir aşkın, dillere destan yemeği; içi aşk ve hüzün dolu “Bir Nefes Gibi” kitabının sayfalarıyla önümüze çıkıverdi.

4) Rejans Restaurant

Kitabın kahramanının evlenme teklifi aldığı bu restoran, dönemin saygın restoranlarından biri olduğunun göstergesi. Evlenme teklifini kabul eden Bayan Elsa yemeğini yedikten sonra dondurmalı Peşmelba tatlısı sipariş verir. Eskideki İstanbul’un geçmiş ruhuna en iyi şahittir bu mekan. Şık beyler, güzel hanımlar, bar arabalarında cam şişelerde sunulan ev yapımı votkalar ve akordeon sesi.

Şeftali ve Frambuazla hazırlanıp kaymak ya da dondurmayla servis edilir. Fotoğraf: Yemek.com

Rejans Restaurant şimdilerde el değiştirdi. Yerine açılan mekan 1924 İstanbul Restoran. Mekanın yeni sahipleri eskinin ruhunu korumak için Rejans geleneğini halen devam ettiriyor. Hafta sonu bir akşam yemeği için özel bir mekan arıyorsanız Rejans Rus Restaurant’ı tam size göre. Tavsiyemiz Limonlu Votka….

5)Büyük Londra Oteli

Bir dönemin eşsiz zarafetine sahip olan Büyük Londra Hoteli İstanbul’un Beyoğlu semtinde, 1892 yılında Belle Vue adıyla faaliyetine başlamış. İlk günkü heyecanıyla hizmet vermeye devam eden bu otelin, Haliç manzarasına sahip muhteşem teras barında huzurlu bir Pazar serinliği hayal edebilirsiniz.

Kahramanımızın belki de, odasının penceresinden Haliç manzarasına bakarken ablasına yazdığı mektuptaki gibi….

Kendimi, kısa bir mola vermek için uğradığı limanda gereğinden fazla kalan bir denizci gibi hissediyorum. Nihayet sulara açıldım. ….

Bir Nefes Gibi /Ferzan Özpetek

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin.

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti.