Daha Çok Gezsek | Yurt DışıGezi YazılarıTayland

Phuket

 İki sırt çantalı insanın evlerinden çok uzakta geçirdiği; gerçek bir tatil hikayesi bu okuduğunuz 🙂 ….Öyle sıradan bir tatil de  değil üstelik. Mavinin   her tonunun gözünüzü kamaştırdığı, bembeyaz kumsalları ve  yeşilin bin bir çiçek açtığı,  egzotik bir ada hikayesi …… PHUKET…..

 Dünyaca ünlü olan ve içinde her türlü eğlenceyi barındıran bu ada; sizi gerçekten kendine hayran bırakacak. İlk dikkatinizi çekecek şey eşsiz bir doğaya sahip oluşu. Biz de Bangkok gezimizden sonra, tatilimizin ikinci kısmını cennetten bir parça olan, güzelliklerle dolu  bu adada geçirdik.

Bangkok’tan  Phukete giderken kullanılacak en uygun yöntem uçakla ulaşım seçeneği. Tatil hazırlıklarımızı yaparken uygun fiyatlı bilet seçeneği sunan  bir kaç hava yolu firması arasından  ( Air Asia, Thai Air , Bangkok Air gibi)  biz  Nok Air’ i  ( www.nokair.com )  tercih ettik. Bangkok ve Phuket için  tatil hazırlığı yaparken neredeyse planladığımız  tek detay, önceden aldığımız uçak  biletlerimiz idi. Bunun haricinde ki otel ve  kalınacak bölge gibi bir çok detayı Phuket’e varınca netleştirdik.

NOKAİR
NOKAİR

Nok Air ile, Phuket’e gitmek için Bangkok ta ki Don Mueang Hava Limanın’a gitmeniz gerekiyor. Ördek şeklinde ki fıstık yeşili ve  mor  uçakları;  sapsarı mini elbiseli hostesleri ile  Nok Air bizim şimdiye kadar gördüğümüz en eğlenceli Hava Yolu firmasıydı. Bir saat süren uçuşumuzun ardından  bulutların arasından masmavi deniz manzarasını izlemeye başlıyoruz. Artık gerçek yaz tatili havasına girip, parmak arası terlik ve şort kıvamına geçiyoruz. İçimiz de büyük bir heyecan ve korku  var.  Adanın güzellikleri için heyecanımız sonsuz ama  bunun yanın da da hiç bir otel rezervasyonumuz olmadığı için  ufak çaplı bir kalp çarpıntısı yaşıyoruz.

Hava alanın’dan çıkınca yüzünüze çarpan nem ve sıcak hava,  tatil fikrine iyice alıştırıyor insanı bir süre sonra alnınızdan ve sırtınızdan akan tere dönüşmeye başlayınca da işte kabus diyorsunuz. Kapıda şehir merkezine giden minibüs -taksilerden var, bunlardan birine biniyoruz. Hareket eden minibüs bir süre sonra duruyor. Minibüsün hostesi  artık neredeyse bu ülkede görmeye  alıştığımız anlaşmalı olduğu bir kaç hediyelik eşya dükkanından içeri bizleri zorla  sokmaya çalışıyor. Arabadan çıkmayı reddedip neyse ki şehir merkezine varıyoruz. Tesadüfen minibüste rastladığımız,  Phuket’ de  yaşayan Türk  bir arkadaş, bize burası hakkında tüm detayları veriyor hatta bizi gezdirip otel aramak konusunda da yardımcı oluyor.

Dünya’nın bir ucundan neredeyse öbür ucuna kalacak yerimiz olmadan gidiyoruz 🙂 Neyse ki Booking.com imdadımıza yetişiyor. Gezdiğimiz otellerden beğendiğimiz  bir tanesine bu site üzerinden rezervasyon yapıyoruz hemen. Bu da enteresan bir durumdur ki otelin fiyatı, booking.com  sitesi  aracılığıyla daha uygun. Otelin lobisinde rezervasyon yaptırmamız halinde daha fazla ödememiz gerekiyor yani.  Bu yüzden önce siteden rezervasyon yapıp sonra otele parasını ödüyoruz.

Adayı gezmeye başladığınızda sizi ilk şaşırtacak şey Tsunami durumunda  kaçış noktalarını gösteren levhalar. 2004 yılında Endonezya’da yaşanan deprem, Phuket sahillerini de alt üst etmiş, ama şuan bu durumdan eser yok gibi duruyor. Ada bir çok aktivite ve su altı sporları için çok çeşitli seçenekler sunuyor.  Özellikle suyun berraklığı ve deniz altı canlılarının çeşitliliği yüzünden, bir dalış merkezi gibi hizmet veriyor.

Patong Plajının olduğu sahil kesimi adanın en kalabalık ve eğlence mekanlarının yoğun olduğu bölgesi. Akşamları  rengarenk caddelerde yürümek bile son derece keyifli. Aslında ada için otellerden, restoranlardan ve barlardan oluşuyor da denilebilir. Değişik konsept de yüzlerce bar var. Sokakların aralarında bar masaları üzerinde eğlenen, direk dansı yapan yürek hoplatan  tay kızları ve ladyboyları gözünüzün içine bakıyor.  Biz bu durumu hoş görsek de, görmesek de kadınlar ve küçük yaşta ki kızlar üzerine yaşanan acı bir gerçek çarpıveriyor yüzünüze. Çok fakir olan bu ülke halkı için adeta normal hayatın devamı, para kazanmanın sıradan hali gibi her şey. Hatta ailelerine bakabildikleri ve geçimlerini sağlayabildikleri için saygı duyuluyor  bu yaşama biçimine.

Dünya’nın her yerinden aileler, balayı çiftleri, gezginler ve daha bir çok insan  bu adaya tatil yapmak için geliyor.

İlk günün yorgunluğu ile  kendimizi nihayet  okyanusun mavi sularına bırakıyoruz. Phuket merkezde denize girmek turistlerin çok tercih ettiği bir durum değil aslında. Civarda, teknelerle gidilen beyaz kumlara sahip bir çok egzotik ada; turistleri daha çok cezp ediyor gibi görünüyor. Bu adaların içinden en güzeli PHI PHI Island.

 Siz de tatilinizin bir gününü mutlaka Phi Phi  Adası Turunu gezmek için ayırmalısınız. Phuket  Adasında  bu gezileri düzenleyen  bir çok tur firması var. Hepsiyle konuşup biletler için pazarlık yapabilirsiniz. Bu turların özellikle sürat tekneli olanlarını seçmelisiniz çünkü gidilip, dönülecek  mesafe epeyce uzak.

Bu turda egzotik bir ada da tatil yapmanın tüm tecrübelerini yaşayacaksınız. Kumsalın beyazlığını ve denizin mavisini anlatmak için inanın kelimeler yetersiz kalıyor. Eğer vaktiniz varsa Phi Phi Adası’nda mutlaka bir gün konaklamalısınız.

Adayla ilgili en güzel görüntüleri  Leonardo DiCaprio’nun The Beach (Kumsal) filmini izleyerek de keşfedebilirsiniz. Tekne sizi bu adaya getirdiğinde; plajda oyalanmak yerine adanın iç taraflarını da mutlaka gezmelisiniz çünkü bir çok tur teknesi aynı anda adayı ziyaret ettiği için insan olmadan fotoğraf çekebileceğiniz bir tek kare bile olmuyor.  Yanınıza denizin altını izleyebileceğiniz bir deniz gözlüğü almayı unutmayın. Rengarenk balıklarla yüzebilmek,  onları ekmekle beslemek ve birbirinize dokunabilmek eşsiz bir deneyim… Phı Phı Adası turu tek bir ada gezisinden oluşmuyor, tüm  gün  tekne ile bir kaç ada daha geziyorsunuz.  İnsan bu  turkuaz mavisi sularda yüzüp, bu bembeyaz kumsallarda güneşlendikten sonra bir daha hiç bir denizi beğenmezmiş hissine kapılıyor aslında. Çektiğimiz deniz fotoğraflarını  üzerlerinde hiç bir oynama yapmadan  ve renk katmadan  buraya ekledim . Renkler size neyi anlatmak istediğim konusunda eminim yardımcı olacaktır 🙂

Phuket de biz yine sokak tezgahlarında ve  balık restoranlarında karnımızı doyurduk. Geceleri neredeyse tüm caddelerde  özellikle ızgarada et, tavuk ve deniz mahsulü pişirilen tezgahlar kuruluyor. Tesadüfen gittiğimiz bir tanesi Müslüman çıkınca bizim uğrak yerimiz oluverdi. Geceleri yanına her uğradığımızda eşime “brother” diye seslenen bu çok tatlı insanlar bizim için unutulmaz anılar oldu. İnsan yakınlık duymak istediği birisinde mutlaka kendiyle bağlantılı ortak bir nokta arıyor. Ve o bulduğu en küçük bağ bile bir dostluğun daha hızlı ilerlemesine neden oluyor. Dilini hiç bilmediğimiz her gece selamlaştığımız, alışveriş yaptığımız ve gülümsediğimiz  bu aile geçen onca zamana rağmen unutamadığımız anılar arasında yerini çoktan aldı.

Phuket Adası her türlü konforu ve alışveriş ihtiyacınızı giderecek seçeneklere sahip. Güzellik merkezleri, masaj salonları ve alışveriş merkezleri turistleri kendine çekmek için kıyasıya rekabet ediyor aslında. Ada da içinde lüks mağazaların da bulunduğu bir çok Alışveriş merkezi var. Genelde en çok gidileni merkezde bulunan  Jungceylon shopping center. Burası  bir çok ihtiyacınızı bir arada karşılayabilecek kapsamlı  bir alışveriş merkezi.  En alt katında  Tayland ve uzak doğuya özgü her türlü hediyelik eşya ve aksesuarı bulmanız mümkün. Yine bu alışveriş merkezinin içinde ki masaj salonları en iyi ve nezih olanlar diyebilirim. Özellikle,  Montra Masaj Salonu kaliteli  ve hijyenik bir hizmet sunuyor. ( tecrübeyle sabit 🙂

Gerçek bir Thai Masajını mutlaka denemelisiniz, masaj bittikten sonra gerçekten bir kaç saat yürümekte zorluk çekeceksiniz. Tai masajı öyle bildiğiniz yağlı, sakinleştirici masajlardan değil. Kaslara ve kemiklere baskı uygulanarak yapılıyor ve  biraz zorlayıcı teknikler kullanılıyor. Thai masajı dışında turistler genelde dışarıda da yapılan el ve ayak masajını tercih ediyor.

Phuket halkı için de buraya gelen turistler için de  ulaşım aracı, motosikletler diyebiliriz. Bangkok da ki gibi Tuktuklar da  diğer bir seçeneğiniz.   Gelen neredeyse tüm turistler motosiklet kiralıyor.  Bizim karşılaştığımız Türk arkadaşlar kiralama konusunu bize pek önermemişlerdi. Çünkü kiraladığınız da görmediğiniz minicik bir çiziği bile  yeni olmuş  gibi size yansıtarak, motosiklet parası kadar ekstra bir  para daha talep edebiliyorlarmış. Eğer illede kiralamak istiyorum derseniz de mutlaka kullanmadan önce fotoğraflarını çekin ve her yanını iyice inceleyin.

Biz Phuket tatilimizi çok keyifli ve eğlenceli geçirdik. Muhteşem  müzik yapan rock barlarda kulaklarımızın pasının silindiği   keyifli saatler yaşadık. Çok büyük açık hava kulüplerinde gönlümüzden geldiğince  dans edip eğlendik. turkuaz  mavisi sularda balıklarla beraber yüzdük . Bu ülkeye gelirken ön yargılarınızın tamamını  evde bırakın göreceksiniz sizde çok güzel vakit geçireceksiniz.

Muhteşem doğasıyla  ve renkli eğlence mekanlarıyla  dolu olan Phuket  Adası;  hayalini kurduğumuz en güzel ” tekrar gelinesi rotalardan” biri  olarak kalmaya  devam edecek.   İyi Tatiller 🙂

TAYLAND/BANGKOK YAZISININ 1.BÖLÜMÜ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

 BİRLİKTE YOL ALALIM…

İlgili Makaleler

5 Yorum

  1. merhaba, kaldığınız otelin ismini söyleyebilir misiniz veya otel öneriniz var mı? iki bayan gideceğiz o yüzden otel seçmekte biraz zorlanıyoruz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu

E-POSTA ABONELİĞİ

Aşağıdaki kutucuğa e-posta adresini yazarak her yeni makaleden anında haberdar olabilirsin.

Abone olduğunuz için teşekkür ederim.

Bir şeyler yanlış gitti.